Çocuklarımızın geleceği tehlikede BM İklim Programı İcra Direktörü Achim Steiner, 2007'de doğacak çocukların daha sıcak bir dünyada yaşayacağını açıkladı. BM'nin küresel ısınma risklerine dikkati çekeceği iklim raporunun yayımlanmasından birkaç saat önce yazılı açıklamada bulunan Steiner, küresel olarak mesajın açık olduğunu belirterek, çok geç olmadan bir şeyler yapılmaması halinde, karbondioksit ya da sera etkisi yaratan diğer gazların insanlık için gerçek bir risk oluşturduğu konusunda şüpheye mahal kalmayacağını ifade etti. Steiner, "2007'de doğacak çocuklar daha sıcak bir dünyada, meteorolojik koşulların dikkate değer biçimde değiştiği ve denizin daha yüksek bir seviyede olduğu bir dünyada yaşayacak" ifadesini kullandı. 130 ülkeden 500 kadar delegenin katılımıyla bu hafta Paris'te bir araya gelen uzmanların, iklim değişimi ve küresel ısınmayla ilgili raporlarını bugün açıklamaları bekleniyor. “Nuh’un Gemisi”ne yer ayırttınız mı? 'Nuh’un Gemisi’nde sevdiklerinize yer ayırtın!' Uluslararası çevreci örgüt Greenpeace, iklim değişikliğini protesto etmek için Ağrı Dağı’nda inşa ettiği Nuh’un Gemisi’ne sevdiklerinizin resimlerini ve mesajlarınızı bekliyor. İSTANBUL - Greenpeace, “Sevdiklerinize Nuh’un Gemisi’nde yer ayırtın” kampanyasıyla yediden yetmişe herkesi iklim değişikliğini durdurmak için katkıda bulunmaya davet ediyor. Gönderilen resimler, Ağrı Dağı’ndaki Nuh’un Gemisi’ne yerleştirilecek. NUH’UN İKİNCİ GEMİSİ Ağrı Dağı’nda deniz seviyesinden 2 bin 500 metre yükseklikte başlatılan Nuh’un Gemisi’nin yapım çalışmaları dünya liderlerine sonuçları ağır olacak iklim felaketlerine karşı vaktimiz kalmadığı konusunda uyarıda bulunmak için Greenpeace tarafından inşa ediliyor. 10 metreye 4 metre uzunluğundaki geminin yapımı 31 Mayıs’ta tamamlanacak. Geminin açılışında tüm dünya liderlerine hitaben “Ağrı Bildirisi” okunacak. Greenpeace, Haziran ayında Almanya’da yapılacak G-8 Toplantısı öncesinde, Nuh’un Gemisi’ni inşa ederek tüm dünyaya yaklaşan iklim felaketini hatırlatıyor ve dünya liderlerini sorumluluk almaya çağırıyor. Greenpeace Akdeniz’den yapılan açıklamada kampanyayla ilgili şöyle deniliyor: “Bugün bir felaket olsa kimi ya da neyi kurtarmak isterdiniz? Felaketten kurtarmak istediklerinize Nuh’un Gemisi’nde yer ayırtın! Yapmanız gereken şey hemen şimdi sevdiklerinizin resmini bize göndermek. Bize gönderdiğiniz resimler, Ağrı Dağı’ndaki Nuh’un Gemisi’ne yerleştirilecek.” Dünya nüfusunun yüzde 40’ı su sıkıntısı çekiyor İçmesuyu ve atıksu hizmetleri alanında faaliyet gösteren “Thames Water” tarafından yapılan açıklamada, su tüketiminin nüfusa oranla 3 kat fazla artıyor olmasının 20-25 yıl içinde bu oranı yüzde 50’lere taşıyacağı bildirildi. Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin 2030 yılına doğru su sıkıntısı tehdidiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekildi. Sera gazı tüm rekorları altüst etti Amerikalı bilim adamları küresel ısınmadan sorumlu sera gazının yeni bir rekora ulaştığını bildirdiler. Sera gazı yoğunluğunun son yıllarda git gide daha hızlı artmasından her şeyden önce çin’deki endüstri patlaması sorumlu tutuluyor.Amerikalı bilim adamları Hawaii’deki Mauna Loa volkanından uzun bir süredir dünya ikliminin gelişimini izliyordu. Karbondioksit yoğunluğu ne kadar yükselirse güneş ışınlarından o denli enerji soğurulmakta ve buna bağlı olarak da dünya atmosferindeki ortalama sıcaklık hızla yükselmekte. Son ölçümler bir çok iklim uzmanının endişesini doğruluyor. Endüstri devrinden önceki dönemde (18,yy’ın sonu) atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu %0,028 civarındaydı.İklim araştırmacılarının Hawaii’de geçtiğimiz kış aylarındaki ölçümlerle elde ettikleri oran ise % 0,038 . Bilim adamlarını özellikle de son aylarda yaşanan rekor yükseliş kaygılandırdı. CO2 değerleri kuzey yarımkürede son 50 yılda her kış 10,000’de bir oranında yükselmeye devam ediyordu.Fakat geçtiğimiz yıl 10,000’de iki oranında yükselmiş. Araştırmacılar aceleci sonuçlar konusunda uyarıyorlarsa da Asyada’ki endüstri patlamasının etkili olabileceğini bildirdiler. Uzmanlar CO2 yogunluğunun 2100 yılına dek üç katına çıkmasını ve buna bağlı olarak da sıcaklıkların 1,4-5,8 santigrat derece kadar yükselmesini bekliyorlar. Buzul yine çatladı 'Doğal Dünya Mirası' ilan edilen Los Glaciares bölgesinde bulunan Perito Moreno buzulunun önceki gün yeniden çatlayıp ayrılmaya başladığı belirlendi. AP - SANTIAGO - Güney Amerika'nın Patagonya bölgesindeki buzullar yine bilim ve turizmin ilgi alanında. UNESCO tarafından 'Doğal Dünya Mirası' ilan edilen Los Glaciares bölgesinde bulunan Perito Moreno buzulunun önceki gün yeniden çatlayıp ayrılmaya başladığı belirlendi. 30 kilometre uzunluğunda ve dört kilometre yüksekliğindeki heybetli Perito Moreno'nun ön duvarında en son 1988 yılında çatlamalar meydana gelmiş, bölge benzersiz 'doğa olayı'nı görmek isteyen turistlerin akınına uğramıştı. Güney Patagonya'daki tüm buzulları inceleyen Greenpeace üyesi 25 bilim adamı ise Şili ve Arjantin'in ortak kullanımındaki bölgede biri hariç tüm buzulların aynı kaderi paylaşabileceğini söyledi. İncelemelerde bulunan uzmanlara göre bunun sorumlusu küresel ısınma. Kıyamet 20 yıl içinde kopacak (EN ÖNEMLİSİ) Çevre sorunlarını umursamayan Bush'a en ciddi uyarıyı Pentagon yaptı. Bush'a sunulan gizli raporda, önümüzdeki 20 yılda küresel ısınma sonucu ortaya çıkacak . Kuraklık, seller, açlık ve iklim değişikliklerinin savaşlara yol açarak ABD'nin güvenliğine terörizmden daha büyük bir tehdit oluşturacağı yazıldı. ABD Savunma Bakanlığı, küresel ısınma ve iklim değişikliklerinin çok yakın gelecekte ortaya çıkaracağı korkunç etkileri gözler önüne seren gizli bir rapor hazırlayarak, ABD'nin ekonomik çıkarları için küresel ısınmayı "yok sayan" George W. Bush yönetimini uyardı. Raporda, iklim değişikliğinin, hem küresel istikrar, hem de Amerika'nın ulusal güvenliği için terörizmden daha tehlikeli olduğu tezi savunuldu. Pentagon'un etkin isimlerinden, savunma danışmanı Andrew Marshall'ın talimatıyla dört ay önce hazırlanan, ancak yönetim tarafından gizlenen raporda, küresel ısınmanın üç yıl içinde başlayarak, 20 yıllık bir zaman dilimi içinde görülmemiş kuraklık, açlık ve kaosa yol açacağı, dünyayı nükleer savaşlara sürükleyeceği uyarısı yapılıyor. The Observer'ın ele geçirdiği raporun, çevre sorunlarına duyarsız politikalarıyla tanınan Bush yönetimini zor duruma sokacağı belirtiliyor. Nitekim Bush, Mart 2001'de, küresel ısınmaya yol açan gazların emisyonunun 10 yıl içinde yüzde 5.2 azaltılmasını öngören Kyoto Protokolü'nü imzalamayacağını açıklamış, bu gazların yüzde 36'sının emisyonundan sorumlu olan ülkesinin ekonomik çıkarlarını çevre sorunlarının önünde tutmayı yeğlemişti. Rapor Bush'un, çevreye duyarsız politikalarıyla dünyadaki istikrarı ve ABD'nin güvenliğini tehlikeye attığını gösteriyor. Raporu hazırlayan uzmanlardan Peter Schwartz, "Küresel ısınma artık bir ulusal güvenlik sorunu olarak değerlendirilmeli" diyor. Dünyayı bekleyen felaketler dizisi • HOLLANDA'YI SULAR KAPLAYACAK Pentagon raporuna göre 2007 yılında çıkacak olan dev bir fırtına, Hollanda kıyılarını vuracak ve ülkenin geniş bir bölümünü yaşanmaz hale getirecek. Lahey yok olacak. • AVRUPA DONACAK 2010 - 2020 arasında Avrupa kıtasında sıcaklık ortalama 14.5 santigrat derece düşecek. Ancak ABD ve Avrupa kıtasında, sıcaklığın 35 santigrat dereceyi geçtiği gün sayısı da artacak. İklimdeki dengesizlikler, tarımı ve ülke ekonomilerini vuracak. İngiltere soğuk ve kurak olacak, iklim Sibirya'ya benzeyecek. • KIYI KENTLERİ TEHLİKEDE Deniz kabaracak, kıyılardaki Avrupa kentleri, yükselen suların altında kalarak Lahey'le aynı kaderi paylaşacak. • ÜLKELER PARÇALANACAK Hindistan, Güney Afrika ve Endonezya kuraklık ve açlık yüzünden iç karışıklıkların pençesinde dağılacak. Kitlesel yağma olayları başlayacak. • SU SAVAŞLARI ÇIKACAK Suya sahip olmak için savaşlar çıkacak. Nil, Tuna ve Amazon nehirleri çevresi, savaş alanına dönecek. • NÜKLEER SİLAHLANMA YAYILACAK Su ve enerji kaynaklarını korumak için Japonya, Almanya, Kuzey Kore, Güney Kore, İran ve Mısır nükleer silah geliştirecek. • YAŞAMAK İÇİN SAVAŞILACAK Din, ideoloji ya da ulusal onur gibi gerekçelere dayanan savaşlar tarihe karışacak, savaşların tek amacı "hayatta kalmak" olacak. • KİTLESEL GÖÇLER KAPIDA ABD ve Avrupa, kuraklığın 400 milyon insanı tehdit edeceği Afrika'dan kitlesel göç akınlarıyla boğuşacak. Zengin ülkeler, göçten korunmak için birer "kale" olacak. İskandinav ülkelerinden de güneye göç başlayacak. 8200 yıl önce iklim değişikliğinin yol açtığı dev kitlesel göçün bir benzeri yaşanabilir. • MİLYONLARCA İNSAN ÖLECEK 20 yıl içinde, dünyanın doğal kaynaklarının, nüfusu besleme kapasitesi azalacak. Savaş ve açlık nedeniyle milyonlarca insan ölecek, sonunda yeryüzünde doğal kaynakların besleyebileceği sayıda insan kalacak. Dünyamız kararıyor Artan hava kirliliği nedeniyle dünya yüzeyine ulaşabilen güneş ışınlarının yüzde yirmi oranında azaldığı belirlendi. New York’taki NASA Uzay Bilimleri Enstitüsü bilimadamları, dünyanın artık küresel ısınma nedeniyle daha sıcak olmasının yanısıra, çok daha karanlık da olduğunu belirledi. Bilimadamları, hava kirliliğinin daha büyük bulut tabakaları oluşturduğunu, dünyaya ulaşan güneş ışınlarının bir bölümünün hava kirliliği ve kalın bulut tabakasına çarparak uzaya geri gönderildiğini saptadı. Uzmanlar bu duruma “küresel kararma etkisi” adını verdi. Küresel kararma, güneş enerjisinin etkin kullanımını azaltabileceği gibi, bitkilerle ağaçların büyümesini de etkileyecek. Bilimadamları atmosferdeki sülfat, karbon ve is oranlarının hızlı artışının bu etkiyi yarattığını belirtiyor. 2003, 1861’DEN BU YANA EN SICAK ÜÇÜNCÜ YIL Öte yandan uzmanlar, 2003’ün, 1861 yılından bu yana en sıcak üçüncü yıl olduğunu bildirdiler. Cenevre’deki Dünya Meteoroloji Örgütü’nün (WMO) yıllık istatistiklerine göre, Dünya’nın yüzey ısısı bu yıl, 1961 ve 1990 yılları arasındaki ortalamanın 0,45 santigrat derece üstünde. Bu ısının, en sıcak yıl olarak bilinen 1998’de ortalamanın 0,55 ve ikinci sıcak yıl 2002’de 0,48 santigrat derece üstünde olduğunu belirten bilim adamları, en sıcak üç yılın son 5 yıl içinde olduğuna dikkat çektiler. Uzmanlar, iklim değişikliğine neden olan en önemli unsurun sera etkisi yapan gazlar olduğu görüşünde. • Dev buzdağı sekiz parçaya bölündü Dünyanın en büyük buzdağı ekim ayında önce ikiye bölünmüştü, şiddetli fırtına ile sekiz parçaya bölündü.. ANTARKTİKTE meydana gelen güçlü bir fırtına sonucunda 11.000 kilometrekare büyüklüğündeki B15 buzdağı sekiz küçük buzdağına bölündü.Yeni Zelandalı bilim adamlarının uydu gözlemlerine göre Ekim ayında ikiye bölünen buzdağı, B15A ve B15J olarak adlandırılmıştı. Wellington Ulusal Su ve Atmosfer Araştırmaları Enstitüsü’nden Mike Williams ve ekibi, B15A buzdağını izlemek için üzerine bir GPS sistemi yerleştirmişti. B15, üç yılı aşkın bir süredir,Yeni Zelanda’nın yaklaşık olarak 3800 km ilerisinde bulunuyordu.Parçalanmadan sonra bölgede sekiz küçük buzdağı oluştu.Söz konusu bölge Fransa’nın yüzölçümüne eşit ve Ross -Şelf buzulu önünde yer almakta. İki büyük parçanın hala deniz dibine bağlı olduğu bildirildi. 100 yıl sonra Kuzey Kutbu’nda buz kalmayacak Uydu fotoğraflarına göre, Kuzey Kutbu’ndaki buz son 20 yılda 1 milyon kilometrekare eridi. Kuzey Kutbu’ndaki buzulların küresel ısınma nedeniyle 100 yıl sonra yaz aylarında tamamen erimiş olacağı hesaplandı. Norveç’teki Nansen Araştırma Enstitüsü’nde görevli bilim adamı Ola Johannessen, “Arktika’daki İklim Değişikliği” isimli uluslararası araştırmanın sonuçlarını açıklarken, 1978 yılından bu yana kutbun her 10 yılda yüzde 3 ila 4 oranında eridiğini hatırlatarak, “Bu yüzyılın sonunda yaz aylarında Kuzey Kutbu’nda buz kalmayacak” diye konuştu. Johannessen, atmosferdeki karbondioksit miktarının artmasıyla bu sürecin hızlanacağını söyledi. Uydu fotoğraflarına göre, Kuzey Kutbu’ndaki buz son 20 yılda 1 milyon kilometrekare eridi. Bölgedeki buz yaz aylarında 6 milyon kilometrekareye düşüyor. Soğuması beklenen dünyamız ısınıyor Küresel ısınma dünyamızı ciddi biçimde tehdit ediyor. Önlem alınmazsa sadece 50 yıl sonra bütün buzullar eriyecek ve denizler yükselecek. Tehlike bununla da bitmiyor. Artan hava sıcaklığı dünya genelinde kuraklığa ve çölleşmeye yol açacak. Dünya iklim sistemi çok karmaşık bir bulmaca gibi. Atmosfer, okyanuslar, okyanus akıntı sistemleri, kutup bölgeleri, ormanlar, çöller, buzullar, yanardağlar, insan etkileri dünya iklim sistemini etkilemekte. Dünya’da karbondioksit oranında artış meydana gelmesi, dünyanın yavaş yavaş ısısının artmasına neden oluyor. Böylece küresel ısınma dediğimiz kavram ortaya çıkıyor. Küresel ısınmanın temel nedeni, sera gazlarının artışı Bunların başında su buharı geliyor. Ancak insanların su çevrimine karşı yapabilecekleri birşey yok. Ama atmosferdeki öteki sera gazlarını insan etkileri arttırıyor. Bu etkilerin başında da fosil yakıtlarının kullanılması geliyor. Küresel ısınma bundan 150 yıl önce başladı ve bugün itibarıyla hızla artıyor. Küresel ısınma, dünya yüzeyinde her bölgede aynı ölçüde değil. Sıcaklık artışı kutup bölgelerinde daha fazla. Küresel ısınma ile dağınık alanlardaki ve kutup bölgelerindeki buzullar eriyecek, deniz seviyelerinde yükselmeler olacak. Deniz düzeyinin yükselmesi, kıyılarda toprak kaybına sebep olup, aynı zamanda kıyılara yakın temiz su kaynakları denizle bütünleşecek. Yazla kış, geceyle gündüz arasındaki sıcaklık farkının azalması gündeme gelecek, ve bütün dünyadaki rüzgar desenleri etkilenip, fırtınaların sıklığı, şiddeti ve yönleri değişecek. Ekosistemde tahribat yapacak Küresel ısınma neticesinde sıcaklıkların artmasıyla, aşırı sıcaktan insan ölüm oranlarında artışlar meydana gelecek. Küresel ısınmayla böceklerin yaşam süreleri uzayabilecek bu da insanlar için büyük bir tehlike oluşturacak. Örneğin sivrisineğin yaşam süresinin uzaması halinde sıtma hastalığından insan ölümlerinde artışlar görülecek. Küresel ısınma deniz sularının da ısınmasına yol açıp ve su içindeki ekosistemde büyük tahribatların meydana gelmesine neden olacak. Tarım ürünlerinin yetişme alanları ve yetişme koşullarında değişiklikler olacak, iklim kuşaklarında kaymalar olacak. Yağış düzeni değişecek Küresel ısınma yalnızca sıcaklık artışına yol açmayacak yağış düzenleri de değişecek. Kimi bölgeler aşırı miktarda yağış alırken, kimi bölgelerde aşırı kuraklık meydana gelecek. Bugün itibarıyla sera gazlarının üretimi dursa bile, atmosferdekiler sayesinde sıcaklık artışının 20-30 yıl sürmesi beklenmekte. Başta Çin olmak üzere gelişmiş ülkelerin atmosfere saldıkları sera gazı miktarı her geçen gün artıyor. Soğuması beklenen dünyamız ısınıyor Ülkelerin atmosfere saldıkları sera gazı miktarları her geçen gün artıyor. Sera gazı miktarını azaltmak için, kullanılan fosil yakıtların azaltılması gerekiyor. Sonuç olarak; atmosferimizdeki ısı tutan gazların miktarı her geçen gün artıyor. Bu da soğuması beklenen dünyamızın ısınmasına yol açıyor. Şu an itibarıyla küresel ısınmanın ciddi sonuçları kendini gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda çevre koşulları dünya çapında yıkımlara yol açacak. Askeri değil ancak ekolojik güvenlik tüm ulusların en çok önem verdiği konu olacak. Dünyamızın geleceği tehdit altında Dünya bu hızla ısınmaya devam ederse 50 yıl sonra kutuplardaki buzlar eriyecek, denizler yükselecek, verimli topraklar sular altında kalacak ve aşırı sıcaklık yüzünden kuraklıklar yaşanacak. Dünya sıcaklığının beklentilerden daha fazla artması olarak tanımlanan küresel ısınma dünyamızın geleceğini tehdit ediyor. Küresel ısınmaya yol açan etkenler ortadan kaldırılmadığı taktirde gezegenimizi sel ve kuraklık gibi çok ciddi tehlikeler bekliyor. 50 yıl sonra... Hava sıcaklığı her 10 yılda 3 derece yükseliyor Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Ülker Öğütveren, ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, 21. yüzyıl boyunca küresel ısınmanın artacağının saptandığını ve hava sıcaklığının her on yılda 0.3 derece yükseleceğini söyledi. Bu durumun da 50 yıl sonra buzulların erimesine ve kıyı bölgelerinin sular altında kalmasına yol açacağını belirten Öğütveren, aşırı sıcaklar nedeniyle kuraklığın ortaya çıkacağına kaydetti. Sanayileşmenin sonucu Yanma gazlarının ısınmaya neden olduğunu anlatan Prof. Dr. Ülker Öğütveren, küresel ısınmanın sanayileşme ile birlikte arttığını ifade etti. Küresel ısınmaya dünya ülkelerinin karbon kaynaklı fosil yakıtlarını kullanmalarının yol açtığını kaydeden Öğütveren, diazotoksit ve metan gibi gazların miktarlarının artmasının da küresel ısınmaya neden olduğuna işaret etti. Hindistan bir yaprak gibi kuruyor Ülkede 3 haftadır etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle 1165 kişi hayatanı kaybetti. Ölüm nedenleri susuzluk ve güneş çarpmaları. İşte son 3 haftadır Hindistan’ın başına gelenler de bu küresel ısınmanın bir sonucu. Muson yağmurları geciktiği için ülke bir yaprak gibi kuruyor. Geç gelen yağmurların gereğinden fazla yağması ise beraberinde sel tehlikesini gündeme getirecek. Bu yüzden bilim dünyası Hindistan’daki gelişmeleri endişeyle izliyor. Global ısınma Antarktika’yı öldürüyor Antarktika ve çevresindeki bölgelerde bilimsel araştıma programları yürüten bir İngiliz kuruluş, Antarktika’daki pekçok canlı türünün iklim değişikliği nedeniyle tükenme tehlikesi altında olduğunu açıkladı. Yetkililer, global ısınmanın Antarktika’daki birçok nadir canlı türünü tehdit ettiği, deniz ısısının bilim adamları tarafından öngörülenin iki derece üstüne çıkması halinde birçok deniz canlısının neslinin tükenme olasılığının yüksek olduğu konusunda uyarıda bulundular. Deneyler pekçok türün çevrelerinde oluşan ufak ısı değişimlerine karşı bile duyarlı ve dayanıksız olduğunu gösteriyor. Isının artması durumunda vücutlarında oksijen dolaşımını sağlayamayan pekçok deniz canlısının boğularak can verebileceği bildirildi. Uzmanlar deniz ısısının yükselmeye devam etmesi durumunda denizdeki penguen, balina, ayıbalığı ve balık türlerinin etkileneceği konusunda da uyarıda bulundular. Antarktika dünyada el değmemiş son bölgelerden biri. 2050’de 2 dünyaya daha ihtiyacımız olacak Tüketim oranları aynı hızla devam ederse 2050 yılında canlı yaşamının sürebilmesi için dünya gibi 2 gezegene daha ihtiyaç duyacağız Dünyanın doğal kaynakları üzerine bir araştırma yapan bilimadamları, başta batılılar olmak üzere bütün ülkelere tüketim çılgınlığına son vermeleri çağrısında bulunuyor ve uyarıyor... Dünya Doğal Hayat Fonu’nun hazırladığı ve tamamı kamuoyuna açıklanacak bir rapor, günümüzdeki tüketim çılgınlığının dünyanın sonunu nasıl hazırladığını gözler önüne seriyor. 2050’DE 2 DÜNYA DAHA GEREKECEK Raporun en çarpıcı bulgusu tüketim oranları aynı hızla devam ederse 2050 yılında canlı yaşamının sürebilmesi için dünya gibi 2 gezegene daha ihtiyaç duyulacağı... Araştırmalara göre son otuz yılda dünya üzerindeki doğal kaynakların üçte biri insanlar tarafından tüketildi. Denizlerdeki balıklar, atmosferdeki karbondioksiti yokeden ormanlar ve temiz su kaynakları hızla tüketiliyor. Raporun bulgularına göre, 350 memeli, kuş, balık ve sürüngen türü de soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya. SEBEP İSE TÜKETİM Uzmanlar doğal kaynakların bu kadar hızlı tüketilmesinin en önemli sebebinin batılı ülkelerdeki yüksek tüketim oranları olduğunu belirtiyor. Rapora göre ortalama bir Amerikan vatandaşı bir İngilizin iki katı, bir Afrikalının ise 24 katı doğal kaynak tüketiyor. Uzmanlar gelecek ay Johannesburg’da düzenlenecek “Dünya Zirvesi”nde tüketim sorununun çözümlerini gündeme getirmeyi planlıyor. Fakat birçok kişi geçmişte olduğu gibi bu yılki zirveden de somut çözümler çıkmayacağından ve batılı ülkelerin tavizde bulunmak istemeyeceğinden emin.
28 Jun 2007


(3)